Gastroösefageal reflü hastalığı (GÖRH), dünya çapında önemli bir sorundur. Bu hastalık insanları basit sayılabilecek göğüs yanmasından ösefagus karsinomuna kadar değişebilen geniş bir spektrumda etkilemektedir.
Mide içeriğinin özofagusa geriye kaçması durumu gastroösefageal reflü olarak adlandırılır. Bütün insanlarda gün boyunca özellikle de yemeklerden sonra reflü olmaktadır. Normalde vücudun antireflü mekanizmaları ile bu geriye kaçan içerik temizlenir ve bu içeriğe bağlı belirti veya komplikasyonlar ortaya çıkmaz.
Son yıllarda anlayış birliği oluşturmak amacı ile yeni GÖRH tanımlamaları yapılmıştır. Şu anda kabul görülen tanımlama 2006 yılında yapılan konsensus toplantısı sonucunda yayınlanan montreal tanımlama ve sınıflamasıdır.
GÖRH; Mide içeriğinin reflüsü sonucunda oluşan sıkıntı verici belirtiler ve/veya komplikasyonlar olarak tanımlanmıştır.
Hasta eğer GÖRH semptomları ile tedavi olmak için başvurmuşsa bu belirtilerin sıkıntıcı verici olduğu kabul edilir. Başka bir deyişle; Sıkıntı verici semptomlar = Hayat kalitesini etikileyecek belirtilerdir.
GÖRH multifaktöryel bir hastalıktır. Ösefagusu koruyan faktörlerle, saldırgan faktörler arasındaki dengenin saldırgan faktörler lehine bozulması GÖRH’nın başlıca sebebidir. Saldırgan faktörler; asit, pepsin, safra ve pankreas sıvısıdr.
Mide hareketlerinde bozukluk ve gecikmiş mide boşalması gibi mide içi basıncı artıran veya artmış mide asit sekresyonu durumlarında reflü olasılığı artar.
GÖRH sıklığını saptamak için yapılan epidemiyolojik çalışmalarda temel olarak semptom sıklığı (yanma ve regürjitasyon) araştırılmıştır.
GÖRH’da semptomları tipik ve atipik semptomlar olarak iki grupta sınıflandırabiliriz.
Gastroösefageal reflünün tipik semptomları, epigastrik ya da substernal yanma hissi ve ağrıdır. Reflüye, regürjitasyon da (ekşime- yutulan yiyecek ve içeceklerin istem dışı ağıza geri gelmesi) eşlik edebilir ve çoğu kere pozisyonla ilişkili olup tanıda önemli bir bulgudur.
GÖRH’ğı tespit edilirse mutlaka tedavi edilmelidir. Çünkü GÖRH, önemli bir morbidite nedinidir.
Hedef; semptom ve komplikasyon oluşumda suçlanan mide asidini azaltmaktır.
Medikal tedaviye etkili bir alternatiftir ve uygun olarak seçilmiş hastalarda yapılmalıdır.
Hiatus hernisi, diyafragmanın ösefageal açıklıktaki anatomik zayıflık ya da delik nedeniyle karıniçi organların göğüs kafesine çıkışı olarak tanımlanabilir.
En sık görülenidir. Gerçek bir anatomik delik söz konusu olmayıp anatomik yetmezlik sonucu oluşur.
Daha az sıklıkla görülmesine karşın daha önemli ya da acil cerrahi girişim gerektirecek sorunlar yaratır.
Tip I ve II herninin bir arada görüldüğü şekildir.
Paraözofageal herni kesesi içersinde mide dışında transvers kolon, omentum gibi yapıların girmesi sonucu oluşan hernilerdir.
Mansuroğlu mah. 286 sk. No:24 J 3 Blok K:2 D:7 Bayraklı/İzmir
Tüm Hakları Saklıdır © 2025
Powered by YCF Digital
Bize Yazın!