Tiroid bezi salgıladığı hormonlar sayesinde vücudun birçok fonksiyonunu düzenler. Bu hormonların eksik ya da fazla salgılanması, vücutta farklı rahatsızlıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. Kadınlarda tiroid hastalıklarının ortaya çıkma oranı erkeklere nazaran daha fazladır. Tiroid bezi, vücutta küçük bir işleve sahip gibi görünse de vücut sağlığının korunması açısından çok önemli bir görev üstlenir. Tiroid hormonlarının dengesizliği, vücuttaki farklı organ ve sistemlerin de çalışmasını olumsuz yönde etkileyebilir. Eksikliği ya da fazlalığı nedeniyle, vücutta halsizlik, kilo alma ya da ani kilo kaybı, donukluk ve saç dökülmesi gibi problemler oluşabilir. Bu nedenle tiroid tedavisi, mutlaka önem verilmesi gereken bir durumdur.
Latince kökenli bir kelime olan “tiroid”, savaş kalkanına benzetildiği için Latince “kalkan” anlamına gelen bu adı almıştır. Tiroid bezi, çenenin hemen alt kısmında, soluk borusunun kısmen önünde ve her iki yanında yer alan kelebek şeklinde bir salgı bezidir.
Erkeklerde dışarıdan daha kolay fark edilecek biçimde belirgindir; halk dilinde âdemelması olarak bilinen kıkırdak yapının altındaki bölgede yer alır. Vücutta sağlığın korunması için gerekli olan T3 ve T4 hormonlarını üretir. Bir iç salgı bezi olan tiroid, üretmiş olduğu hormonları kan dolaşımına gönderir. Metabolizmanın doğru ve işlevsel bir biçimde çalışması için vücudun bu hormonlara ihtiyacı vardır.
Beyinde bulunan hipofiz bezinden gelen komutlar, hipofiz bezinin salgılandığı TSH hormonu yoluyla tiroid bezine iletilir. TSH hormonu, tiroid bezine kan yoluyla iletildikten sonra T3 ve T4 hormonları salgılanmaya başlanır. Tiroid hormonları, metabolizmanın doğru çalışmasının yanı sıra vücuttaki bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde de büyük rol oynar. Kalp atış hızı, vücudun ısı dengesi ve gıdaların vücudun ihtiyacı olan enerjiye dönüştürülmesinde tiroid bezinin salgıladığı hormonların görevi büyüktür. Tiroid bezi, doğum öncesinde ve doğumdan hemen sonra bebeğin beyin ve zekâ gelişimini dengeler; çocukların normal büyüme sürecinin ilerlemesinde de önemli bir rol oynar. Yetişkinlerin yağ, şeker ve protein mekanizmasını ayarlayan organ da tiroid bezidir
Tiroid bezinin salgıladığı hormonların yeterli miktardan fazla olması durumunda “hipertiroidi” adı verilen metabolik bir bozukluk türü ortaya çıkar. Tiroid bezinin salgıladığı hormonların yetersiz olması durumda çıkan hastalığa da “Hipotirodi” adı verilir.
Hipertiroidi belirtileri şu şekilde sıralanabilir:
Hipotiroidi belirtileri ise Hipertiroid belirtilerinin tam aksi yönde ilerler. Bu belirtiler arasında ödemler, kabızlık, aşırı kilo artışı, kadınlarda adetin görülmemesi, halsizlik sıralanabilir.
Tiroid bezinin bazı nedenlerle büyümesi, iyi huylu tiroid hastalıklarının başında yer alır. Halk arasında “guatr” adıyla da anılan tiroid büyümesi, bezin bir ya da birkaç bölümünde görülebilir. Büyüme, tiroid bezinin içine ya da dış bölgesine doğru tomurcuklanma şeklinde gelişebilir. Tomurcuklanan bu yumrulara nodül, yapısı değişen bu tiroide de nodüler guatr adı verilir. Tiroid bezinde gelişen nodül yalnızca bir adet olduğunda bu durum tek nodüllü guatr, çoklu nodül oluşumunda ise multinodüler (çok nodüllü) guatr olarak adlandırılır. Bazı durumlarda tiroid bezinin sıra dışı büyümesinin göğüs boşluğu içine doğru olduğu hallerle de karşılaşılır. Bu olağan dışı guatr büyümesine “substernal guatr” adı verilmektedir. Tiroidin bazı işlevsel bozukluklarında fazla çalışması ve buna bağlı olarak gelişen aşırı hormon üretimi ortaya çıkar. Zehirli guatr ya da hipertiroidi olarak da bilinen bu tip büyümelerde, hastalarda bazen işlevsel bozukluklar gözlemlenebilir. İyi huylu tiroid hastalıkları arasında en sıklıkla karşılaşılan bir diğer bozukluk ise tiroid iltihabı hastalıklarıdır. Haşimato hastalığı olarak bilinen hastalıkta otoimmün sistemini bozan bir durum ortaya çıkar. Haşimato hastalığında, kişinin bağışıklık sistemi iltihaplanmış tiroid bezini yabancı madde olarak algılar ve buna bağlı olarak da metabolizmada dengesizlik sorunlarıyla karşılaşılabilir.
Kötü huylu tiroid bezi hastalıklarının başında tiroid bezi kanseri gelmektedir. Tiroidin hücre yapısında meydana gelen ve bu hücrelerin bozulmasıyla ortaya çıkan kanserler, bazen sadece takip edilerek ve hastanın yaşam kalitesi yükseltilerek kontrol altında tutulabilir. İlaç tedavisi, yaşam şeklinde değişiklikler ve cerrahi yöntemlerle tiroid kanserlerinin iyileştirilmesi mümkün olabilir. Tiroid kanserlerinin en yaygın olan ve en bilinen iki tipi bulunmaktadır. Her iki kanser tipi de (foliküler ve papiller) toplumda sık görülen ve erken teşhiste tedavisi mümkün olan kanser tipleridir
Kötü huylu tiroid bezi hastalıklarının başında tiroid bezi kanseri gelmektedir. Tiroidin hücre yapısında meydana gelen ve bu hücrelerin bozulmasıyla ortaya çıkan kanserler, bazen sadece takip edilerek ve hastanın yaşam kalitesi yükseltilerek kontrol altında tutulabilir. İlaç tedavisi, yaşam şeklinde değişiklikler ve cerrahi yöntemlerle tiroid kanserlerinin iyileştirilmesi mümkün olabilir. Tiroid kanserlerinin en yaygın olan ve en bilinen iki tipi bulunmaktadır. Her iki kanser tipi de (foliküler ve papiller) toplumda sık görülen ve erken teşhiste tedavisi mümkün olan kanser tipleridir
Tiroid bezinin aşırı çalıştığı vakalarda ve tiroid kanseri ameliyatlarından sonra uygulanan iyot tedavisi, hastalığın iyileştirilmesinde kullanılan etkin yöntemlerden biridir.
Tedavide kullanılan radyoaktif iyot ağız yoluyla alındıktan sonra, mide ve bağırsak sisteminde emilimi sağlanır. Daha sonra tiroid hücreleri tarafından emilimi gerçekleşen iyot, tiroid bezinin normal çalışma düzenine dönmesini kolaylaştırır. Bu yöntemle vücuda verilen iyot, aşırı büyüyen tiroid hücrelerinin bu özelliğini yitirmesini sağlamaktadır. Tiroid bezinin aşırı çalışmasıyla ortaya çıkan guatr hastalığında da iyot tedavisi yöntemi en çok tercih edilen tedavi biçimlerinden biridir. Tedavide kullanılan radyoaktif iyotun dozu düşüktür ve hasta tedavi sonrası evine rahatlıkla gidebilmektedir. Radyoaktif iyot tedavisi öncesinde hastanın birtakım gıdaları tüketmemesi ve kullandığı tiroit ilaçlarını almadan, aç olarak hastaneye gelmesi önemlidir. Tüketilmemesi tavsiye edilen besinler arasında kabuklu deniz ürünleri, balık, iyotlu besinler ve gazlı içecekler yer almaktadır. Tedavinin şiddetli bir yan etkisi bulunmamakla beraber, nadiren mide bulantısı gibi semptomlar ortaya çıkabilir. İyot tedavisi sonrasında bol su tüketmek ve dinlenmek yan etkilerin giderilmesinde faydalıdır. Vücut için zararlı olma olasılığı sebebiyle hamilelere ve diyaliz hastalarına radyoaktif iyot tedavisi uygulanmamaktadır.
Mansuroğlu mah. 286 sk. No:24 J 3 Blok K:2 D:7 Bayraklı/İzmir
Tüm Hakları Saklıdır © 2025
Bize Yazın!